Yeni Sayfa 1
 
buyukege

Atatürk Köşesi

  ■ Hayatı
  ■ Askeri Kişiliği
  ■ Devrimleri
  ■ İlkeleri
  ■ Kronolojisi
  ■ Şiirleri
  ■ Kitapları
  ■ Anıları
  ■ Ağaç Sevgisi
  ■ Özdeyişler
  ■ Katıldığı Savaşlar
  ■ Gençliğe Hitabesi
  ■ Dünya Liderleri Yorumları
  ■ Diğer Atatürk Siteleri
 

    ÖDÜLLÜ SINAV SONUÇLARI 18 MART SALI GÜNÜ AÇIKLANACAKTIR.
5, 6, Lise-1, Lise-2 Öğrencilerine yönelik ödüllü sınavın sonuçları 18 Mart Salı günü dershanemizden alınacaktır.
------------------
2008-2009 ÖĞRETİM YILI 8. SINIF VE ÖSS KAYITLARIMIZ BAŞLAMIŞTIR.
LİSE-3 VE 7. SINIF Öğrencilerimizden girmiş oldukları ödüllü sınavlarımızdan kazandıkları indirim oranları 23 Nisan 2008 tarihine kadar geçerlidir.
------------------
ÖSS VE OKS BAŞVURULARI BAŞLAMIŞTIR. BAŞVURU İŞLEMLERİ İÇİN REHBERLİK SERVİSİMİZE ÖĞRENCİ VE VELİLERİMİZE YÖNLENDİRMELERDE BULUNMAKTADIR. LÜTFEN EN KISA ZAMANDA REHBERLİK SERVİSİMİZLE İLETİŞİME GEÇİNİZ.
------------------
3. 4. VE 8. SINIFLARA YÖNELİK ÖDÜLLER SINAVLARIMIZ 8 – 9 – 10 – 11 – 12 – 13 – 14 NİSAN 2008 TARİHLERİ ARASINDA YAPILACAKTIR.
------------------

 

 

 

   Atatürk Şiirleri

 

İŞTE O ATATÜRK
 
Kir tutmaz, gölge tanımaz, bitek topraklarında
Saldırganların yüzüne ilk yumruğu indirmiş
Yiğit, soylu bir halkın, yiğit ve tok sesi…
Çağlar karanlığında Anadolu gecesinden
Ezilenlere umut, yanan ilk çoban ateşi
İşte o ATATÜRK
 
Asmalarla, zeytinlerle, ekinlerle ışıyan
Tan serinliğinde çalışan bronz eller…
Demir ocaklarında, kömür kuyularında
Yüreği pek işçilerin ak alnını donayan
Öpülesi, saygıdeğer boncuk boncuk ter
İşte o ATATÜRK
 
Sarı kemiklerde, kara derilerde
Henüz anısı sinmemiş o kamçılı sızı
Göverirken bilinç bilinç ulusal bir dirilişte
Tutsaklığın utanç duvarını yıkmış ülkelerde bugün
Çekilen bir bayrak var ya özgürlük üzere
İşte o ATATÜRK
 
Kurtuluş baharında bütün insanlığın
Uzak artık kavgadan ve kandan
Güvercin sevgilerle tüy tüy ve mavi
Ilık meltemlerle dalga dalga yayılan
Tüm yeryüzünde kurdun, kuşun kardeşliği
İşte o ATATÜRK
 
Ne ki güzel, ne ki iyi
Ne ki büyür yaklaştıkça
Dağ dağ,, kavram kavram…
Ve ne ki sınırsızlığın en ışıklı sularında
Yansır, yokluğu varlığınca diri
İşte o ATATÜRK
 
Tahsin SARAÇ

  

 

ON KASIM
 
Yıl otuz sekiz, on kasım perşembe
Hatırdan çıkmayacak bir sonbahar
Sarsılıyor İstanbul yedi tepe
Yaman esmiş Dolmabahçe’de rüzgar
 
Gerçak olamaz, olsa olsa bir düş
Dokuzu beş geçe Atatürk ölmüş
Böyle toptan bir yas nerede görülmüş
Beraber ağlıyoruz kurtlar kuşlar
 
Bu memlekete en çok hizmet eden
Bu aşk ile dağlara gücü yeten
On sekiz milyonun omzunda giden
Atam Ankara sırtlarında yatar
 
Cahit Sıtkı TARANCI

 

 

MUSTAFA KEMALLER TÜKENMEZ

Tükenir elbet
Gökte yıldızlar denizde kum tükenir
Bu vatan bu topraklar cömert
Kutsal bir ateşim ki ben sönmez
İnanın Mustafa Kemaller tükenmez.
Ben de etten kemiktendim elbet
Ben de bir gün göçecektim elbet
İki Mustafa Kemal var iyi bilin
Ben işte o ikincisi sonsuzlukta
Ruh gibi bir şey görünmez
İnanın Mustafa Kemaller tükenmez.
Hep kardeşliğe bolluğa giden yolda
Bilimin yapıcılığın aydınlığında
Güzel düşünceler soyut fikirlerde ben
Evrensel yepyeni buluşlarda
Geriliği kovmuşum ben dönmez
İnanın Mustafa Kemaller tükenmez.
 
Başın mı dertte beni hatırla
Duy beni en sıkıldığın an
Baştan sona her şeyiyle bu vatan
Sakın ağlamasın Kasımlarda
Fatihler Kanuniler ölmez
İnanın Mustafa Kemaller tükenmez.
 
Halim YAĞCIOĞLU

 

  

MUSTAFA KEMAL’İN KAĞNISI
 
Yediyordu Elif kağnısını,
Kara geceden geceden.
Sankim elif elif uzuyordu, inceliyordu,
Uzak cephelerin acısıydı gıcırtılar,
İnliyordu dağın ardı, yasla,
Her bir heceden heceden.
Mustafa Kemal’in kağnısı derdi kağnısına,
Mermi taşırdı öteye, dağ taş aşardı.
Çabuk giderdi, çok götürürdü Elifçik,
Nam salmıştı asker içinde.
Bu kez yine herkesten evvel almıştı yükünü,
Doğrulmuştu yola, önceden önceden.
Öküzleriyle kardeş gibiydi Elif,
Yemezdi, içmezdi, yemeden, içmeden onlar,
Kocabaş, çok ihtiyardı, çok zayıftı,
Gecenin ulu ağırlığına karşı ,
Hafiftiler, inceden inceden.
İriydi Elif, kuvvetliydi kağnı başında.
Elma elmaydı yanakları üzüm üzümdü gözleri,
Kınalı ellerinden rüzgar geçerdi daim;
Toprak gülümser çarıklı ayaklarına.
Alını yeşilini kapmıştı,
Geçirmişti,
Niceden, niceden.
Durdu birden bire kocabaş ova bayır durdu,
Nazar mı değdi göklerden ,ne?
Dah etti, yok. Dahha dedi gitmez,
Ta gerilerden başka kağnılar yetişti geçti gacır gucur
Kahroldu Elifçik, düşünceden .
Aman Kocabaş, ayağını öpeyim Kocabaş,
Sür beni, öldür beni, koma yollarda beni.
Geçer götürür ana, çocuk mermisini askerciğin,
Koma yollarda beni, kulun köpeğin olayım.
Bak hele üzerimden ses sada uzaklaşır,
Düşerim gerilere iyceden iyceden.
Kocabaş yığıldı çamura,
Büyüdü gözleri büyüdü, yürek kadar,
Örtüldü gözleri, örtüldü hep.
Kalır mı Mustafa Kemal’in kağnısı bacım.
Kocabaşın yerine koştu kendini Elifçik.
Yürüdü düşman üstüne yüceden yüceden.
 
Fazıl Hüsnü DAĞLARCA

 

 

KOCATEPE’DEN
 
Bakıyorum resme,
Bir bakır çerçevede
Bozkır akşamlarının manzarası.
Sonra Gazi Paşa giymişti bir kalpak,
Karşı dağlarda uzak bir yerlere bakmaktaydı.
Ne vakitten beridir düşmez elinden cigara,
Ne vakitten beridir manzara hala akşam,
Resme baktıkça kımıldar kavgam
Resme baktıkça silah sesleri, cümbüşlü gece
Bırakır kendini hulyama bakır çerçeveden
 
Kavgamız her yiğidin harcı değil!
Vakt erişmiş,
Uyuyan hıncı uyarmak vakti
Yürüyüp düşmana, deryalara varmak vakti…
Devrimlerle yüceltti, çok yüceltti,
Bu milleti temiz ellerin.
Sana borçluyuz ta derinden
En büyüğü Mustafa Kemal’lerin!
 
Davullar, zurnalar, döğende
Biz seni hatırlarız!
 
Binip trene gezende
Biz seni hatırlarız!
 
Önce adını öğrenir çocuklarımız
Eli kalem tutup yazanda.
 
Binler yaşa, yurdumuza hizmeti büyük
Kemal Paşa! Ölümsüz insan! Şanlı Atatürk!
 
Cahit KÜLEBİ

 

 

 
Yeni Sayfa 1
 

İnönü Cad. No:323/2 Nokta Durağı - İZMİR
(232) 244 93 93

   © 2008 Büyük Ege Dershanesi 1024x768 ideal site çözünürlüğü Web Tasarım & Programlama agora